Şehir-Siz
Ne söylesem yalancıyım kendime…
Giden de değilim, dönen de... Ne gidebilenim, ne de kalabilen. Uğursuz bir eşikteyim, uğultulu bir yalnızlıkta. Aklımın kalabalığı mahşerden beter. Ne söylesem yalancıyım kendime. İçimdeki bin yıllık savaş bitmez ve sarkaç durmaz artık. Ne oralı olabilirim, ne buralı. Gelecek söndürmüş şavkını, geceden beter karanlık. Geçmiş yüzü kanayan satırlarla bin defa yazılıp çizilmiş kader.
İdama mahkûm ettim kendimi
Dağlanmayı ister kalemim, sus olmayı. Gurur; kör gurur, bir intihar. Çık ölümün gölgesinden. Çünkü bu en çok benim ölümüm. Zamanın eğri çizgisinde idama mahkum ettim kendimi. Dilimde çağlayan kızıl nehirler, kendime yaktığım ağıtlardır. Bedenim ölü soğukluğu, kuytularımda günah lekesi. Kharon gibi içimdeki ölüyü taşıyorum bir kıyıdan, bir kıyıya. Ölmüşlüğümün göğsünde paslı bir hançer; ıssız ada'm, o hançer ki en çok senin yalnızlığın.
İçimin bozkırları, bin yıllık savaş artığı, suya hasret bozkırlarım.
Cesaretim ve düşlerim paramparça
Şimdi bir bulut dökse sevda yağmurlarını, ölmüş ruhuma ferahlık doğsa. Bir rüzgâr esse serinlese gözyaşlarımda alazlanan ateş. Tarla çiçekleriyle dolsa göğsüm. Ruhun aşkla valsini görebilse zaman. Cesaretim ve düşlerim paramparça. Ah bilirim her şey bir hayale asılı kaldı.
Susmuyor can çekişen ruhum, söyleyecekleri bitmiyor, dudaklarında titriyor son sözleri. Ağulu sözcükler hep ah etmeye yaraşırken, ben sana ahlanmıyorum yazısı kara geçmiş'lim. 'Kör gözün bedduası olmazmış' der ya büyükler, aşktan kördür gözlerim.Sana gelince kalemimin sahib-i meçhulu, aşkımda kaybolduğundan beri ölümsüzsün sevgili...
NOT: KHARON: Yunan mitolojisinde ölülerin ruhlarını Styx ırmağından geçiren kayıkçı.
Figen GÜÇLÜ