Şeytanın dulu adeta sevda Gülün solduğu yerden düşüyorum gecene. Tenhalığına süzülüyorum usulca. El değilim ya bastığın toprağa, el yordamıyla buluyorum seni. Uzanmışsın kimsesizliğe. Gözlerin ha kapandı, ha kapanacak karanlığa.
Her üşüme mevsimden değildir Bir hayat sakladım gözlerine, sakın kapatma gözlerini yüzüme. Yağmurda ıslanmış ahşap merdivenin kesif kokusu... İncir tadında bir hikâye. Gri kapıların ardına kilitlenmiş anılarımız.
Kanadınla ört beni... Birbirine tahammül edemeyen ve birbirinden nefret eden iki benliğim var şimdi. Bana yokluğunun gözlerinden bakıyor; o yaralı günlerim, patlayan yanardağlarım, göğsüme sıkışmış lavlarım.
…ve aşk cumhuri- yetinde tarih değişiyor Aşkın en kutsal haline adanmayı beklerken; sarıya dönmüş kızıl güller. Ateşe düştü verilmiş sözler. Hazan kokmuş sokaklar. Ve aşk cumhuriyetinde tarih değişiyor, Ağustos'un hazan saçlı bacısı tünemiş takvimlere. Eylül gelmiş...
Yüreğimizin sokakları birbirine karışmış… Yüreğimizin sokakları birbirine karışmış. Di’li geçmiş zaman hikâyelerinin ağdalı sözleri ve dillere destan bir başkentin debdebesi saklıyor köhneliğimizi. Yüreğimizin sokakları birbirine karışmış, tüm adreslerimiz tarumar..
Toplayın delik ceplerimde biriktire... Seyirlik duvarlarda her gece; gölge oyunları. Duvar yansımaları, dalga dalga gitmişler ki, epeyi olmuş onlar gideli. Hep biz sandığım oynaşlar; yalnız 'ben’mişim. Gün yüzünü dönmüş, rüzgâr nefesini üflemiş ve aydınlığın yönü değişmiş.
Şiirinin rengine kendisi karar verebilmeliydi Adam ay ışığında renklenmiş şiirler okurdu kendisine, her gece. İmgeler dünyasında aymaya çalışıyor, gerçeklere; imgeler çokluğunu siper ediyor ikiyüzlülüğüne. Şiire soyunuyor...
Aşkın şavkında aydınlanır bedenin… Güneş akşamdan kalma düş yorgunu. Oysa düş değildi gece. Boynuna düşmüş son nefesin nemi saçlarındadır daha, her temas bir iz bırakır insanda. Ve hiçbir sevişme faili meçhul değildir.
Küflü notalardan bir ayrılık yazılır… Adımın anlamı 'gölge düşürendir' benim. Herkesin kaderi adına benzer bilir misin? Adım ömrünü gölgeler, düşmelisin gönül telimden. Toplanmamış zamanlar dağınığında yaşıyorum ben.
Değişen tek şey suç ortaklarımızdı… Elma şekeri tadındasın sen. Şöyle kıpkırmızı ağız sulandıran, kocaman, parlak bir elma şekeri tadında. Ne bileyim işte ne zaman elma şekeri görsem aklıma sen gelirsin birde güleç çocukluğumuz.