‘’Onları da Getirebilecek misiniz’’ Yazısını İnternette Yayan Sayın Bayanlar ve Baylar:
Sayın okurlarım.
İlk önce şunu kesinlikle söylemeliyim ki bu yazı hiçbir siyasi ideolojiyi desteklemek amacı ile kaleme alınmamıştır…
Harbi yaşamış, yüzlerce yaralı Mehmet’imizi yaşama döndürmüş bir Op. Dr. Muharip Gazi’nin içinden gelen duygularıdır.
Son günlerde internette 59 şehidimizin fotoğrafları ile birlikte ‘’ Onları da getirebilecek misiniz ‘’ başlıklı tam anlamı ile demagoji kokan bir yazı dolaşmakta.
Bunu yazan kişi ya da kişiler maddi çıkar için yazmış olabilirler.
Tıklama başına kazanç sağlıyor olabilirler.
Ancak bu yazıyı sürekli olarak internette tur attıran sözde entellere seslenmek istiyorum.
Bırakın bu palavra edebiyatını sayın hanımefendiler ve beyefendiler!
Millet olarak, şehitlerimizi rahmet ve saygı ile anıyoruz. Kederli ailelerine Allahtan sabırlar diliyoruz.
Ancak sizlere söyleyecek birkaç sözümüz var.
Şehit ailelerini ve gazileri siyasi çıkarlarınıza malzeme yapmayınız.
Onların yaşamlarını sıkıntı içinde geçirmelerini önlemek için bugüne kadar ne gibi çalışmalar ve icraatlar yaptınız?
Hangi yüzle onları istismar ediyorsunuz
Hükümet ile mücadelenizi şehitler ve gaziler üzerinden yapmayınız.
Barış olmasın, bu savaş devam etsin mi istiyorsunuz?
O zaman bundan sonra şehit olacak can yavrularımızın analarına babalarına nasıl hesap vereceksiniz?
Biraz mantıklı düşünün ne olur…
En kötü barış en iyi savaştan daha iyidir.
Öncelikle millet olarak vaz geçemeyeceğimiz iki en önemli şartımızı ortaya koyalım.
1-Türkiye Cumhuriyetinin resmi dili Türkçe’dir.
Özel yaşamında isteyen İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça, Kürtçe konuşur. Zaten konuşmuyorlar mı?
2-Vatanımız bölünmez bir bütündür.
Bu ilkelerden taviz vermeden bir barış ortamı oluşabilecekse neden harp çağırtkanlığı yapıyorsunuz?
Harp çağırtkanlığı yapanlara soruyorum.
Siz hiç harp şartlarında ya da harbin içinde bulundunuz mu?
Bulunmamışsınızdır.
Bundan kesinlikle eminim.
Eğer harbe bizzat girmiş olsaydınız can pazarını görür ve bu palavraları sıkamazdınız…
Ne demişler: ''Bekâra avrat boşamak kolaydır''.
AK Parti ile uğraşınızı savaşa devam çığlıkları atarak değil başka yollardan yapınız.
Bu savaşın bitmesini isteyerek gelecekte vereceğimiz şehitlerin günahından kurtulunuz. Yavrularını kaybedecek Anaların, Babaların, sakat kalacak Gazilerin yüzüne nasıl bakacaksınız?
Bir de işin maddi kayıp yönünü düşünelim…
Otuz yılda terörle mücadeleye bir trilyon Amerikan doları harcandığı hesap ediliyor.
Ülkenin üretken insanlarının kazançlarının yarısı çeşitli yollardan vergilerle elinden alınarak ya silah tüccarlarına, ya bazı menfaat guruplarına peşkeş çekilmekte, ya da dağa taşa saçılmaktadır.
Bu paraların yurt kalkınmasında harcandığını düşünün ve Türkiye’nin bugün hangi konumda olabileceğini bir hayal ediniz lütfen.
Atatürk’ün bizlere vasiyeti olarak da kabul etmemiz gereken en önemli vecizelerinden biri ‘’ YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ’’ değil mi?
Düşmanlıklar kinler sonsuza kadar sürmez.
Barış için bir ışık varsa ve Türkiye Cumhuriyeti'nin olmazsa olmazlarından taviz vermeden bu ortam yaratılacaksa neyin telaşındasınız?
Mecliste gurupları olan iki parti başkanı zaten siyasi hayatlarının uzatmalarını oynuyorlar.
Eğer '' Şehitler ölmez, vatan bölünmez'' sloganı da ellerinden giderse tamamen silineceklerini bilerek telaş içindeler.
Hâlbuki milletimizin huzur ve refah içinde yaşamasını sağlamak onların da asıl amaçları ve görevleridir.
Muhalefet yapmayı iktidardaki partinin her yaptığı işe karşı çıkmak olarak bilenler yine büyük bir yanlışın içine düşüyorlar.
Aslında yurtta barışı sağlamak bir siyasi görüşün tekeline bırakılmamalı.
Partiler üstü milli bir hedef olmalıdır. Yani tüm siyasi partilerin ortak kararı olarak uygulamaya geçirilmelidir.
İktidarı da muhalefeti de kişisel çıkarlarını bir kenara koyup bu milli davada birlik ve beraberlik içinde hareket etmelidirler.
Bu ülkenin kültürlü, mantıklı, akil insanlarına sesleniyorum.
Dolduruşa gelmeyiniz…
Hemen celallenip kızmadan önce sakin kafa ile bir düşününüz lütfen…
Ve… Yurtta barışın sağlanmasını kösteklemeyiniz, destekleyiniz.
Yarınlarımız için…
Çocuklarımız için…
Hepinize sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.
Doç. Dr. Harun Özkan
Muharip Gazi (Kıbrıs)
Üstün Cesaret ve Feragat Madalya Sahibi (Altın)
www.harunozkan.com.tr