Anasayfa | Kültür Sanat | Foto Galeri | Serbest Kürsü | Spor | Özel Haber | İletişim   Preview Chanel
    

Köyümde baykuşlar bile ötmüyor…



Köyümde baykuşlar bile ötmüyor…

5 / 5 (43 Oy)
  Preview Chanel



Editörüm “Yeni yazın nerede” deyip duruyor ama tıkandığımı, elimin kaleme gitmediğini bilmiyor.

Sevgili dostum, geçen mektubumda yine ruhumdaki fırtınalardan söz etmiş, köyüme, doğduğum topraklara duyduğum hasreti, özlemi dile getirmiştim. Söylemek istediğim çok şey var. Ancak, böyle zamanlarda insan tıkanıp kalıyor, ne söyleyeceğini, söze nasıl başlayacağını bilemiyor. İşte, şimdi de böyle durumlardan birini yaşıyorum.


Editörüm “Yeni yazın nerede” deyip duruyor ama tıkandığımı, elimin kaleme gitmediğini bilmiyor.

İçimdeki fırtına henüz dinmedi, dineceği de yok. Bu yüzden daha önce yazdığım ve köyüme olan özlemimi, yıllar sonra o güzel topraklara ilk adım attığım günü anlattığım yazımı yeniden paylaşmak istedim.

İnanıyorum ki, benim gibi gurbette olan bütün Bingöllüler, bu yazıya imzasını atacaktır. Bakın o günlerde yaşadıklarımı nasıl dile getirmişim:

 

Yüreğimdeki yangın büyüdü

 

“Sevgili dostum, uzun süredir sana yazamadım, özür dilerim.

Yazamadığım bu süre içinde yüreğimdeki yangın daha da büyüdü...

Yazmak istedim, yazamadım; anlatmaya çalıştım, ne yazık ki anlatamadım. Bu da bir taş gibi oturdu yüreğime...

Sonunda hasret öylesine dayanılmaz bir hal aldı ki, kalktım gittim yıllar önce terk ettiğim memleketime...

Yol arkadaşımın dediği gibi; “Köyümü böyle göreceğime hiç görmeseydim de o hasret ateşi yakıp kül edeydi beni...”

Bir şairimizin “Viran olmuş bağlarım, baykuşlar ötüyor” dizeleri geldi aklıma, köyümü uzaktan gördüğümde...

Ve ben kendi kendime, “Onun viran olmuş bağlarında baykuşlar ötüyor, ama benim viran olmuş köyümde, memleketimde baykuş bile ötmüyor” deyiverdim...

Taş üstünde taş kalmamıştı. Çocukluğumda çamurları içinde koştuğum yolları insan boyu otlar sarmıştı, bizi karşılayan sadece o otlardan, çiçeklerden bal devşiren arılar olmuştu...

Yüreğimin atışı hızlanmıştı, yanıyordu bağrım ama içimdeki ateşi söndürecek bir damla su bile yoktu köyümde...

 

Köyümün suları bile çekilmişti

 

Sanki sular, “İnsanın olmadığı yerde niye çağlayayım” dercesine yollarını değiştirmiş, çağıldayıp geldiği dağların doruklarından, toprağın derinliklerine doğru çekilmişlerdi...

Bir zamanlar dallarından toplayıp ellerimi karartarak yediğim yalçın ceviz ağaçlarına baktım...

Kurumuşlardı...

Hepsi küsmüştü...

Su küsmüştü...

Ceviz, elma, armut ağaçları da küsmüştü...

Binbir meyvenin dallarında sallandığı ağaçlar birer birer küsmüştü ve meyve vermeyi de kesmişti...

Sanki hep bir ağızdan, “Bizleri buralarda yalnız bıraktınız, ölülerinizle baş başa... Yiyecek, derleyecek insan olmayınca meyve verip de ne yapacağız” diyorlardı....

Kimse duymuyordu onların figanını ama benim yüreğim duyuyordu feryatlarını...

Türkü söylemek istedim, söyleyemedim... Çünkü bildiğim bütün türküleri unutmuştum...

O yalnızlıkta, o çaresizlikte söyleyecek söz bile bulamıyordum...

 

Babam, köyüne defnedilmek istemişti

 

Sadece, “Affedin... Affedin bizi... Canımızı tatlı bulup sizi yabana bırakıp kaçtığımız için affedin bizi” diyebildim, sessizce, sadece kendim duyabildiğim bir sesle...

Aynı yakarışı, biraz sonra soluk soluğa başucuna koştuğum babama, dedeme, beni canından çok seven amcama, genç yaşta 9 kurşuna kurban giden kuzenime, tüm köylülerime yaptım...

O babam ki, 62 yaşında hayata gözlerini kapamak üzere olduğu sırada, “Beni köyüme defnedin. Evimin, hanemin bütün davarları her gün benim mezarımın üzerinden geçsin” diye vasiyet ederek, memleketine olan özlemini, hasretini dile getirmişti.

Mezarının başında yalvardım babama...

“Affet babacığım” dedim, “Affet beni seni bu yalçın dağların bağrında baban, kardeşin ve yeğeninle yalnız bıraktığım için” diyebildim sadece...

Çünkü daha fazlasını söylememe gözyaşlarım müsaade etmemişti...

O an şükürler ettim...

Çünkü o güne dek gözlerimden bir damla yaş gelmemişti, çocukluğumdan bu yana...

Bir zamanlar çok korkmuştum, Yaradan’ımın ağlamanın güzelliğini benden geri aldı diye...

Neyse ki korktuğuma uğramamıştım...

 

Türküler döşekte, yüreğim hasta

 

Şu anda bu satırları kaleme aldığımda sanki duygularıma tercüman olurcasına bir halk müziği sanatçısının yanık sesiyle terennüm ettiği türkünün sözleri yankılandı kulağımda:

 

“Türküler döşekte, yüreğim hasta

Hekimler çaresiz ilaçlar yasta

Mızraplar çalmıyor, telleri pasta

Türküler ağlıyor Anadolu’da

            Türküleri şehit verdik dağlara

            Hüzün çökmüş ovalara, bağlara

            Haber verin gelip çağlara

            Türküler ağlıyor Anadolu’da

Yüreğim yaralı, gözlerim doldu

O dağlar, yaylalar bir hayal oldu

Muhabbet bağının gülleri soldu

Türküler ağlıyor Anadolu’da

            Türküleri salıverdik dağlara

            Hüzün çökmüş ovalara, bağlara

            Haber salın gelip geçen çağlara

            Türküler ağlıyor Anadolu’da...”

 

Şimdi boynu bükük, gözleri yaşlı bir şekilde bekliyor memleketim, bağrına kazma-kürek vuracak, karasabanın demirini saplayacak insanlarını...

Tabii sadece kendisinin duyabildiği yanık türküleri seslendirerek...

Arılarla, toprağın kuytuluklarındaki yılanlar, meydanı boş bulan yaban hayvanlarının ve ıslık çalarak esen rüzgârın oluşturduğu koroyla birlikte...

İnsan sesinin olmadığı, haykırışların, bağırışların içinde bulunmadığı o buruk, yüreği kan ağlayan koroyla...





Ramazan GÜNTAY/ hurriyetport.com

ramazan.guntay@gmail.com





5 / 5 (43 Oy)
15-06-2008

Yorumcu: sema Başlık: tebrik Tarih: 07-04-08

Yorum: yazınızı büyük keyifle okuyorum.bazen duygulanıyor,bazen düşünüp şaşıyorum.allah razı olsun.yazılarınızı bekliyoruz.sağlıcakla

Yorumcu: sena erguven Başlık: sıla özlemi Tarih: 06-23-08

Yorum: yürektem nerhaba arkadaş, yüreğinin götürdüğü yere gidebilmiş olmana çok sevindim, isterdimki o çocukluğundaki gibi çamurlu yolları, bayırlarda hayvanları otlatanları, sabanıyla tarlasını süren inasanları ve en güzelide buram buram kokan o toprak kokusunu bulabilseydin, arkadaşımızın da dediği gibi o köyler terör kurbanı olarak boşaltıldığı öne sürülen, kentte, şehirde yaşayan bizlerin o topraklarda yeşeren sebzesi,buğdayı vs siyle beslenen halk olarak gerçekleri görüp gerekliliği yerine getirecek yürek olsaydı, umarım birgün yüreğinin götürdüğü yere git dercesine halkımızda bunun ayırdına varıp yüreklerine uyum sağlayacaktır, yüreğinizin güzel, kaleminizin güçlü, düşüncelerinizin doğruluklardan yana daim olması.

Yorumcu: GÜLGÜN ARALIOĞLU Başlık: TOPRAĞIMIZ Tarih: 06-20-08

Yorum: Yağmur yağınca en çok neyi severim bilirmisiniz? Mis gibi kokan toprak kokusunu,ağaçların, çimenlerin kokusunu neden kıymeti bilinmezki elimizde olanların ,neden değer vermeyiz,Özümüze köyümüze oysa ne güzeldir köylerimiz ne güzeldir yörelerimiz , sahip çıkmak ne güzel hatırlamak ne güzel yıllar önce bir flimin repliği aynen şöyle idi:'özünü inkar eden soysuz dur'.biz değilmiyiz doğulu biz değilmiyiz anadolulu yeri gelince aslan kesilen yeri gelince kükreyen sahip çıkalım o zaman toprağımıza özümüze soyumuza kurumasın topraklar kurumasın dereler .....SEVGİYLE KALIN

Yorumcu: berrin bayat Başlık: köylerimiz Tarih: 06-19-08

Yorum: Merhaba,köylerimiz artık boş sadece doğuda değil...batıda güneyde orta Anadoluda,tarım ölmekte köyler boşalmakta..sadece terör yok etmiyor ata topraklarımızı ...düşünülmeden uygulanan politikalar ile köylerimiz topraklarımız ısız boş ve sonuçda biz şehirlerde aç kalma yolundayız...köylerimizin şen olacağı...sadık yarimizin kara toprak olduğunu hepimizin hatırlaması dileğimle

Yorumcu: sema Başlık: şükürler olsun Tarih: 06-19-08

Yorum: Sevgili arkadaşım,şükürler olsun ki,hasretiyle yandığın memleketine gitmiş,geçmişe uzanmış,akmayacağını düşündüğün gözyaşlarıyla kurumuş toprağını sulamışsın,
Ne mutlu sana.Hasretini bir nebze de olsa dindirdin.Unutma ki insanların olmadığı yerde yaşam belirtisi de olmaz.Terkedilen yer ya da terketmek zorunda kalınan yer,yabanlaşır.
Yaşadığın yerde,hayatta oluşuna,sağlıklı oluşuna şükrederek,köyünü görmenin mutluluğunu yüreğinin derinliklerinde hissederek,mutlu yaşa.Bu mutluluğu hakediyorsun.
Unutmadan söyliyeyim,yazın süperdi,sana bir kez daha hayran oldum.


Adınız:
Email Adresiniz:
Haber Başlığı:
Yorumunuz:



Harfleri Büyük Küçük göründüğü gibi giriniz!
FLAŞ! Atatürk Orman Çiftliği ve Saklıbahçe'de Ergenekon kazıları yapılıyor! FLAŞ! Atatürk Orman Çiftliği ve Saklıbahçe'de Ergenekon kazıları yapılıyor!

Ergenekon kapsamında, Atatürk Orman Çiftliği içinde Atatürk evinin bahçesinde 5 ayrı noktada ve AKP Genel Merkezi yakınlarındaki Saklıbahçe'de de arama kazısı yapılıyor.

AKP İstanbul anketine inanamıyor. İşte AKP ve Erdoğan'ı şok eden anket sonuçları! AKP İstanbul anketine inanamıyor. İşte AKP ve Erdoğan'ı şok eden anket sonuçları!

Political Researcher Strateji Geliştirme Merkezi'nin İstanbul ve İlçeleri Yerel Yönetimler Araştırması AKP oy kaybederken, Saadet Partisi ve CHP'nin oy potansiyelini artırdığını ortaya koydu.

FLAŞ! Azeri Kızı Günel ve İbo yıllar sonra canlı yayında ATV'de biraraya geliyor! FLAŞ! Azeri Kızı Günel ve İbo yıllar sonra canlı yayında ATV'de biraraya geliyor!

Son yılların en büyük çıkışını yakalayan Azeri Kızı Günel kendisini yıllar önce çocukken Türk müzik piyasasına tanıtan İbrahim Tatlıses'in canlı yayınına konuk oluyor!

Bravo Hakan! Var mısın yok musun'un Hakan Hatipoğlu'ndan örnek davranış! Bravo Hakan! Var mısın yok musun'un Hakan Hatipoğlu'ndan örnek davranış!

FOTO GALERİ! Var mısın Yok musun'un gözdesi 29 yaşındaki milli sporcu Hakan Hatipoğlu, engellileri için www.senistersen.com projesiyle UNICEF'in dikkatini çekti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Egemen Bağış AB için Başmüzakereci oldu! AK Parti İstanbul Milletvekili Egemen Bağış AB için Başmüzakereci oldu!

AKP sonunda AB konusunu hatırladı! Uzun süreden beri Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın yürüttüğü "Başmüzakereci" görevine Egemen Bağış'ın getirildiği bildirildi.

Yargıtay açıklama yaparsa İhsas-ı Rey olur! Bakan Cemil Çiçek'den açıklama! Yargıtay açıklama yaparsa İhsas-ı Rey olur! Bakan Cemil Çiçek'den açıklama!

Ergenekon soruşturmasının savcılar tarafından yürütüldüğüne değinen Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye’de yargı bağımsızlığı olduğunu ve müdahale olmadığını belirtti.

16 Yaşındaki Liseli kıza şantaj görüntüleri ile defalarca tecavüz ettiler! 16 Yaşındaki Liseli kıza şantaj görüntüleri ile defalarca tecavüz ettiler!

16 yaşındaki lise öğrencisi M.N. ile cinsel ilişkiye girip bunun görüntülerini çeken ve tekrar tekrar ilişkiye zorlayan 19 yaşındaki C.B. ve aynı yaştaki K.T. cezaevine gönderildi.

İstanbul Güneşli'de vahşet! Güneşli Evren Mahallesi'nde aynı aileden 3 kişi öldürüldü! İstanbul Güneşli'de vahşet! Güneşli Evren Mahallesi'nde aynı aileden 3 kişi öldürüldü!

VİDEO HABER! Ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi. Alınan bilgilere göre ölenlerin Ahmet Çelik, Berivan Çelik ve Fatma Çelik olduğu açıklandı. İşte ayrıntılar...

TUHAF! Star Gazetesi, polisin Kemal Gürüz'ün kafasını itmesiyle dalga geçti! TUHAF! Star Gazetesi, polisin Kemal Gürüz'ün kafasını itmesiyle dalga geçti!

Kemal Gürüz, Ergenekon kapsamında gözaltına alınırken bir polis tarafından kafası itilerek arabaya bindirildi. Yandaş Star Gazetesi ise manşetinde ince ince dalga geçti!

Tunç Erden'in anlattıkları tüylerimi diken diken etti! Vehbi Dinçcan Yazıyor! Tunç Erden'in anlattıkları tüylerimi diken diken etti! Vehbi Dinçcan Yazıyor!

20 yaşındaki genç erkeklerin bazı kulüplerde nasıl satıldığını anlatırken tüylerim diken diken oldu. Güneş Gazetesi Yazarı Vehbi Dinçcan gençler için yazıyor!

 









 

   
Hurriyetport.com | İletişim | Hakkımızda | Reklam |cam4
© Copyright 2008 Hurriyetport.com Bir Barut Ajans Hizmetidir. Site Haritası | info@hurriyetport.com  hurriyetport@gmail.com 
Powered by: PHPCow.com