Anasayfa | SaÄŸlıkÖzel Haber | İletiÅŸim   Preview Chanel
    

Çaresiz bir şekilde ölümü bekliyoruz



Ramazan Güntay

4.5 / 5 (46 Oy)
  Preview Chanel

Cahil olarak nitelendirdiğimiz atalarımız bile doğaya sahip çıkarken ne yazık ki bizler, onların tırnağı kadar olamıyor ve yaşadığımız çevreyi nefes alamaz hale getiriyoruz.



DüÅŸünürken…

 

‘Çaresiz bir ÅŸekilde

ölümü bekliyoruz’

 

 

Sevgili dostum, yaÅŸadığı çevreye bırak sahip çıkmayı öldüren tek varlık sanırım insandır. Özellikle bizim ülkemizde bunun örneklerini her yerde görmek mümkün. Cahil olarak nitelendirdiÄŸimiz atalarımız bile doÄŸaya sahip çıkarken ne yazık ki bizler, onların tırnağı kadar olamıyor ve yaÅŸadığımız çevreyi nefes alamaz hale getiriyoruz.

Sonra da baÅŸlıyoruz feryat figan etmeye. Çevrenin temizliÄŸi için harekete geçenleri, bir ÅŸeyler yapmaya çalışanları da “tu kaka” diyerek dışlıyoruz. Ta ki, üzerinde yaÅŸadığımız toprak parçası, adeta intikamını alırcasına bize zarar vermeye baÅŸlayıncaya kadar…

GeçtiÄŸimiz hafta sonunda Uzunköprü’den meslektaşım Selim Bekar’ın daveti üzerine bu güzel serhat ÅŸehrimizi ziyaret ettik. Selim kardeÅŸimizin amacı, bir zamanlar “Bereket Ovası” olarak tarihte yerini alan Ergene’deki kirliliÄŸe dikkat çekmekti. Aktüel dergisinden Neslihan Yenicevardarlı arkadaşımızla Uzunköprü’de birçok yetkiliyle, sivil toplum kuruluÅŸu temsilcisi ile ve en önemlisi kirliliÄŸi en büyük boyutlarda yaÅŸayan, acısını, çilesini çeken köylülerimizle konuÅŸtuk, onların yaÅŸadıklarını gözlemledik.

Bir zaman dünyanın en kaliteli pirincini üreten çeltik tarlalarından çıkan ürünü iÅŸleyen fabrikaların sayısı 40’larda iken bu rakam günümüzde 20’lerin altına inmek üzere. Çalışan fabrikalar da kapasitelerinin yüzde 10’unu çalıştırıyor. Çünkü iÅŸlenecek ürün miktarı oldukça düÅŸtü. 80 bin dönüm çeltik ekimi yapılan Ergene de bu alan bugünlerde yarı yarı azalmış vaziyette. Bir zamanlar göç vermemekle övünen Uzunköprü, artık göç veren bir ilçe oldu.

KirliliÄŸin ana nedeni, İstanbul’un kurtarılması amacıyla fabrikaların ve ağır sanayi tesislerinin Çerkezköy ve Çorlu’ya taşınması. İstanbul kurtarıldı ama ne yazık ki, Trakya ölüme mahkûm edildi. Fabrikaların, özellikle de deri fabrikalarının atıkları önce Ergene nehrini, sonra da vadinin topraklarını öldürdü. Nehrin sularını kullanılamaz hale getiren ağır metaller, toprağı da zehirledi.

Ergene’deki kirliliÄŸe Uzunköprü’nün katkısı yüzde 1. Kalan yüzde 99 ise, Çerkezköy, Çorlu ve Kapaklı’daki fabrikaların atıkları neden oluyor. Bilimsel araÅŸtırmalar, tetkikler yapılmış. Çözüm yolları gösterilmiÅŸ. Ancak somut hiçbir adım atılmamış. Fabrikalara arıtma tesisleri kurdurulmuÅŸ ama çalıştırılıp çalıştırılmadığını denetleyen hemen hemen hiç yok. Fabrikalar da aşırı enerji gideri nedeniyle arıtmaları çalıştırmamayı tercih ediyor.

Buradaki görüÅŸmelerde edindiÄŸimiz bilgilere göre, Ergene Nehri’nin bir zamanlar hayat verdiÄŸi haline dönüÅŸebilmesi için 25 yıllık bir çalışma gerekiyor. Bu güzel ovanın topraklarının da eski haline dönebilmesi için 20 ila 125 yıllık bir zamana ihtiyaç var. Çünkü toprağın 160 metre derinliÄŸinde bile fosfat çıkıyor.

Buradaki üreticiler son 20 yıldır görev yapan hükümetlerden ÅŸikâyetçi. “Biz her gelen dosya vermekten bıktık. Hükümetlerin çözüm bulma arzusu içinde olduklarına inanmıyoruz. Kimse ilgilenmiyor. İlgilenmek isteyen ise, bir süre sonra görevden alınıyor” ÅŸeklindeki sözlerle tepkilerini, umutsuzluklarını dile getiriyorlar.

Son durağımız ise, Çiftlikköy oldu. Muhtar İsmail Åžencan ve kalabalık bir köylü grubu ile Köy Konağı’nın önünde oturup sohbet ettik. Yorum yapmadan köylülerin ve Åžencan’ın söylediklerini aktarıyorum:

“Kalp, kanser, felç ve prostat hastalıklarında anormal bir artış var. Bunun yüzdesini tespit etmek bizim elimizde deÄŸil. Son 7 yılda hiçbir doÄŸum olmadı. Üç ay öncesine kadar. Üç ay önce dünyaya merhaba diyen bu yavrumuz bütün köyün gözbebeÄŸi oldu. Umutlarımızı tazeledi. Nüfusumuz 500’den 300’e düÅŸtü. KirliliÄŸin dayanılmaz boyutlara ulaÅŸtığı günden bu yana 48 kadınımız dul kaldı. Bunların eÅŸleri, 40 ile 60 yaÅŸlar arasında kalp ve kanser hastalıklarından hayata veda ettiler. Okulumuz kapalı, çünkü okula baÅŸlayacak çocuÄŸumuz yok. Kanatlı hayvanlarda hastalık oranı eskiye göre büyük oranda arttı. Çeltik ekiyoruz ama Ergene’nin suyundaki aşırı asit ve tuz yüzünden verim alamıyoruz. İhtiyaçlarımı karşılamak, yaÅŸamımızı sürdürebilmek için kredi aldık. Ancak borçlarımızı ödeyemediÄŸimiz için icralık olduk ve topraklarımızı da kaybetmeye baÅŸladık. Çeltik ekimi yapan köylülerimizin hepsinin ayakları dizlerine kadar yara bere içinde. Arıtma tesisleri çalıştırılmadığı için bizler de açlığa mahkûm olduk. Bugüne kadar çok bağırdık ama sesimizi duyuramadık. Bu yüzden de artık sessizlik içinde hepimiz gelecek olan ölümü bekliyoruz.”

Evet, sevgili dostum, Çiftlikköylülerin söylediklerinin üstüne söyleyecek bir söz bulamıyorum.

Buradaki felaketin boyutları, Uzunköprü veya Trakya sakinlerinin çözebileceÄŸi boyutu çoktan aÅŸmış. Bu iÅŸe devletin el atmasının zamanı gelmiÅŸ de geçiyor…

Sorun artık Trakya’nın veya Türkiye’nin sorunu olmaktan da çıkıyor. EÄŸer acilen önlemler alınmazsa, Ergene temizlenmezse, kirlilik Enez üzerinden Ege’ye ve Akdeniz’e yayılacak. O zaman da sorun, Avrupa’nın, hatta ve hatta dünyanın sorunu haline gelecek…

Bunun çözümü, sivil toplum kuruluÅŸu temsilcilerinin de söylediÄŸi gibi Meclis’te acilen “Kriz Masası” kurulması ve derhal bilinen çözüm yollarının hayata geçirilmesidir…

Bu konuda hepimizin üstüne görev düÅŸmektedir. DoÄŸrusu ben insanların burada bile bile ölümü beklemesine razı olamıyorum… Bu nedenle de her fırsatta bu sıkıntıyı, bu sorunu dile getirmeye çalışacağım. Sesimi belki duyuramam ama en azından kendi vicdanıma karşı rahat olurum ve “Ben elimden geleni yaptım” diyebilirim…

Eminim Ankara’daki yetkililer de benim gibi düÅŸünüyordur ve bu soruna çözüm bulmak için tozlu raflarda duran “çözüm dosyaları”nı indirmeye hazırlanıyorlardır…

 

Ramazan GÜNTAY

ramazan.guntay@gmail.com

 







4.5 / 5 (46 Oy)
12-06-2009

Adınız:
Email Adresiniz:
Haber Başlığı:
Yorumunuz:



Yorumcu: HACER DOĞRUGÜVEN Başlık: ÇİLEMİZ ERGENE 09 07 2009 Tarih: 07-09-09

Yorum: RAMAZAN BEY
KÖŞE YAZINIZ HARİKA OLMUŞ SİZİ KUTLUYOR,DUYARLI DAVRANIŞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.YETKİLİ VE İLGİLİ KİŞİLERE YILLARDIR SESİMİZİ DUYURMAYA ÇALIŞIRKEN İMDADIMIZA YETİŞTİNİZ.ERGENE KİRLİLİĞİ UZUNKÖPRÜ İÇİN GANGREN OLMUŞ BİR KİRLİLİKTİR EYLEMLERİMİZ VE ÇABALARIMIZ SAYENİZDE SES GETİRİRSE KENDİMİZİ BİR NEBZE İYİ HİSSEDECEĞİZ.HELE BU SICAKLARDA ETRAFA YAYDIĞI KOKULARDAN PENCERELERİMİZİ AÇAMAZ HAVA ALAMAZ OLDUK.LÜTFEN FERYADIMIZI DUYSUNLAR.İŞİN ŞAKA YAPILACAK ALAY EDİLECEK YANI KALMADI.ERGENE NEHRİ KİRLİLİĞİ İLE İLGİLİ ÇEVRE BAKANLIĞINDAN GELEN YETKİLİLER ERGENE NEHRİ EYLEM PLANI HAZIRLAMIŞLAR BİZE ANLATTILAR AMA EYLEM FALAN YOK.ÇEVREYE GÖSTERDİĞİNİZ İLGİNİN DEVAM EDECEĞİNİ DÜŞÜNEREK SAYGILAR SUNUYORUM.

Yorumcu: IŞIM ÖZER Başlık: çaresiz bir şekilde ölümü bekliyoruz Tarih: 06-16-09

Yorum: ne yazıkki çaresizlik içinde ölümü bekleyenler sadece bizim vatandaşımız değil, tüm dünya aslında aynı çaresizlikte... bu sorunu sadece bizim için ele alacak olursak, türkiyenin durumu diğer dünya ülkelerinde daha vahim, sayın hükümet vatan topraklarını nasıl satacağını düşünmekten, atalarının verdiği mücadeleyi, vatandaşının sıkıntısını düşünemeyeck acizlikte....

Yorumcu: Bahattin Akkaya Başlık: DOĞANIN GAZABI Tarih: 06-15-09

Yorum: Doğal kaynakları hor kullanmanın bedelini ödüyoruz, kendi sonumuzu kendimiz hazırlıyoruz, size katılmamak mümkün değil.Saygılarımla.

Yorumcu: Tülin Keselioğlu Başlık: ÇARESİZ BİR ŞEKİL DE ÇARESİZLİĞE KOŞMAYI TERCİH EDİYORUZ..!!! Tarih: 06-15-09

Yorum: Yazılanların tamamına katılmamak mümkün değil...Bence harika olmuş eline sağlık.Duyarlılığından dolayı... Ama sanıyorum benim gibi herkeste aynı düşüncede ...Ama düşünce de diyorum herkes bir yerler de yazılanları sanki kendileri yerine getiriyorlarmış gibi onaylıyorlar..Ama onaylıyanlarda bence önce kendine SORMALI ....BEN NE YAPIYORUM BANA DÜŞENİ YAPABİLİYORMUYUM??????...

Yorumcu: aymelek Başlık: çaresiz bir şekilde ölümü bekliyoruz:((( Tarih: 06-15-09

Yorum: maalesef ne kadar doğru bir başlık çaresiz bir şekilde ölümü bekliyoruz ne yazıkki gerçekdende çok doğru bir söz maalesef biz insanların kendine yaptıklarınız kimse kimseye yapamaz herkes üstüne düşen görevi yapsa zaten sorun olmaz ama bizlerde nerdeeeee:(((şurda yer şurdada çöpleri doldurur atarız on metre yürümek zor gelir bizlere sonra bir fırtına o çöpler her yere dağılır geçenlerde bir yabancı turist elinde torba ile geziyor sahilde baktım ne yapıyor diye yaklaşınca yerdeki izmaritleri topladığını gördüm inanın kendimden insanlığımdan utandım:((( anlatmak istediğimi umarım anladınız şimdi istlu kurtaralım derken bu trakyadaki kirlilik yüzünden insan hayatı ile oynayan yetkililer lütfen bu duruma bir çözüm bulun kirlilik heryerde kirliliktir dolayısıyle yetkililere vede bizlere bu konuda çok iş düşüyor bu cennet vatanı var gücümüzle cehenneme cevirmekdense geride kalan torunlarımıza güzel bir vatan bırakmak hepimizin borcu çok güzel bir konuya değinmişsiniz ramazan bey bizleri vede yetkilileride bu konuda uyardığınız için çok sağolun HAYDİ DOSTLAR HEP BERABER EL ELE TEMİZ BİR CEVRE İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE BİZLERDE ETRAFLARIMIZDAKİ DOSTLARI UYARALIM UAYARALIMKİ DAHA RAHAT NEFES ALALIM temiz bir toplum olalım

Yorumcu: Songül SUNE Başlık: sağlıklı yaşam için herkes üzerine düşeni yapmalı Tarih: 06-15-09

Yorum: Yazdıklarının tamamına katılıyorum. Bizler bir tarafı tamir etmek isterken diğer tarafı batırıyoruz. Değindiğiniz konu gerçekten çok önemli ve herkesi ilgilendiriyor. Umarım meclisteki sayın vekillerimizde sizin kadar duyarlı olur ve gerekeni yaparlar...!
Güzel bir konu ve güzel bir yazı eline sağlık.

Yorumcu: sevim erler Başlık: Çaresiz bir şekilde ölümü bekliyoruz Tarih: 06-15-09

Yorum: Hepimizin geleceği için önemli olan bu konuda göstermiş olduğunuz duyarlılık için teşekkür eder yazılarınızın ses getirmesini dilerim.......

Yorumcu: feyzullah Başlık: çaresiz bir şekilde ölümü bekliyoruz Tarih: 06-15-09

Yorum: yıllardır hep cepten yedik dediler doğayı bitirdiler...
bence cepten değil Kredi kartıyla borçlandık gelecek nesillere ihanetten başka bir şey değil.
eğitim şart deyip yola çıkıldı am herkes herşey için 'eğitim şart deyip' geçiyor. iş uygulamaya gelince yine herkes bildiğini okuyor. emanat aldığımız ve kullandığınız doğayı bizden sonraki nesili düşünerek kullanmak zorundayız.
yazından dolayı tekrar tebrik ediyorum böylesi güzel bir konuyu işlediğin ve hafızamızla tekrar yeşerttiğin için...

Yorumcu: Halil YUMUŞAK Başlık: toprak kokan eller. Tarih: 06-14-09

Yorum: sevgili ramazan abi bu fotoğraftan anadoluda bir sürü görebilirsin. zamanında geçimini üzümle karşılayan köyümüz 1985 yılından yapılan afşin elbistan termik santrali yüzünden bütün bağlar krudu. bağlarla beraber insanların hayaleride eridi gitti .zamanında sepet sepet üzüm getirdiğimiz, üzerine türküler yaktığımız. topraklarımız termik santralin zehirli dümanıyla beraber birer ağıt oldu yürekleri yaktı ve inanırmısını bundan 20 yıl önce deselerdiki zaman gelecek bu köyde üzüm satılacak diye kimse inanmazdı. şimdi ne oldu?şimdi ne olduğunu söyleyeyim o yemyeşil bağların yerinde kaderine terkedilmiş binlerce dönümlük arazi boş kalmakta. ben bazen köye yılık izine giderim bağ yolundan geçtiğim zaman gözlerim doluyor. cıvıl cıvıl insanlar, gülen yüzler, bağlar, bahçelerden kimse geçmiyor olmuş. bağlar küskün dağlar küskün yürek viran yokmu bu derde bir çare bulan.kısmet olursa bir gün bizim köye gider .köy konağına oturu bired bizim çayımızı içer birde bizim için kalem tutarsınız .kalemine sağlık.

Yorumcu: aysun Başlık: çaresizlikten ölümü beklemek Tarih: 06-14-09

Yorum: çevremizde ekilen verimli toprakları fabrika yaptık.fabrika artıklarıyla verimli az verimli diğer alanları kirlettik.akarsularımızı,ırmaklarımızı,nehirlerimizi her türlü fabrika artığıyla kirlettik.altın arayan şirketin karşısında mücadele eden bergama köylülerini eylemlerini,meclisin umursamazlığını unuttuk gittik.bu gün bulduğumuz su,yiyecek soluduğumuz hava şimdilik bize zarar verse bile insan denilen ama insan olmanın bilincini yitirmiş bizlere yaşam kaynağı olmaya devam ediyor.insanın en kıymetli varlığı kendinden dünyaya gelen ve onların devamıdır. işte en acımasız tarafımız biz en kıymetlilerimize,toprağımıza,suyumuza,havamıza sahip çıkmamakla ihanet ediyoruz.konunuz tüm insanlığı ilgilendiriyor.bu duyarlılığınızı takdirle karşılıyor,üstümüze düşeni yaptığımız günleri görürüz diye umuyorum.iyi çalışmalar ramazan bey.


 













Gambling Insider

 


   
Hurriyetport.com | Ä°letiÅŸimHakkımızdaReklam
© Copyright 2008 Hurriyetport.com Bir Barut Ajans Hizmetidir. Site Haritası | info@hurriyetport.com  hurriyetport@gmail.com 
 
Powered by: PHPCow.com