Meltem Cumbul Kıvanç Tatlıtuğ aşkını ne feci yargılıyoruz, acaba niye?
Meltem Cumbul hepimizin çok iyi tanıdığı ve aslında bizim evden gibi hissettiğimiz bir oyuncu. Hiç kimsenin genç, yaşlı sevgi birlikteliklerine ses çıkartmayan bizler elimizden gelse Meltem’i bir kaşık suda boğacağız ya da oracıkta darağacı kurup asacağız. Neden?
Kibariye’nin kendinden onlarca yaş küçük neredeyse çocuk yaştaki kocasından doğacak evladı için dualar eden biz. Seda Sayan neredeyse oğluna yaşıt kocasıyla “belki bu sefer dikiş tutar mutlu olur” diye düşünen biz.
Neden Kıvanç Tatlıtuğ’un Meltem Cumbul’u seviyor olabileceğini kaldıramıyoruz?
Neden bize hiçbir zaman skandalların kadını profilini çizmemiş sevdiğimiz birinden bunca nefret etmeğe başladık?
Neden Songül Öden’den nefret etmedik? Kıvanç Tatlıtuğ ile Songül Öden beraberliği de konuşulmuştu. Üstelik Songül Hanım o zamanlar evliydi.
Yoksa biz magazini gerçek üstü mü tutuyoruz?
Yoksa bize hep birileri ile birileri yakalanıp görüntü verirken sahtekârlık yapıyorlardı da bu hayatın kendisi mi?
Yoksa biz bu aşka inanmıyor muyuz?
Bence hep beraber ya çok şey hissediyoruz ya da hiçbir şey bilmiyoruz.
Tek bildiğim Meltem Cumbul Türk sinemasına gelmiş en büyük oyunculardan biri ister beğenelim ister beğenmeyelim. Meltem Cumbul Hollywood’da da bir yerlere gelecekti belki sizin haberiniz yok. Ben de önce bir korku filmi izlerken ‘Aaa Meltem Cumbul’a ne kadar benziyor’ diye başladım onun Hollywood serüvenine ki o zaman buralarda kimse duymamıştı. Kimsenin duymamış olmasını orta karar figüran gibi olmasına verdim o filmde. Ama sonraları da rastladım Türk kemik yapısına sahip olmanın avantajsızlıkları haricinde çok sırıtmadı gözüme ve her izlediğimde daha üst rollere çıktı, süreler uzadı. Kendi kendime düşündüm ‘Meltem Türkiye’de neredeyse her gittiği ülkede aynı yerde olacak’ diye. Hani öyle sanatçılar vardır ya. Aynen öyle…
Sebebini gerçekten bilmiyorum ve dedikoduları da tam incelemedim ama çok saçma buldum tam savaşa başlamışken geri dönüşünü.
Sonuçta ‘orada bir köy var uzakta o köy bizim köyümüz’ ve Meltem’de bizim köylümüz. Aramıza Kıvanç girince nefret etmememiz gerektiği kadar değerli.
Bence Kıvanç gözümüzde daha da yükselmeli bunca hayran baskısına ve her gün binlerce bizden birinin tüm dünyasını ona feda etme çabasına rağmen, o güzel gözleri önünden kalkmadan Meltem’e duyduğu saygıya.
Keşke AŞK gerçek olsa ve biz bu Aşkı serbest bıraksak. Bizler küçük kızlarken hep Sindirella’yı, Pamuk Prenses’i okuduk. Keşke bizi isyan ettiren bu aşk, bu kadar gerçek ve kusursuz olsa. Bir kerede film olmayan gerçekleşmiş bir masal görsek. Tam bir çağdaş peri masalı.