'BOP, Türkiye'nin idam fermanı!' Amerika'nın planı Türkiye'yi sonunda yok edecek!

'BOP, Türkiye'nin idam fermanı!' Amerika'nın planı Türkiye'yi sonunda yok edecek!
CIA eski yöneticilerinden Graham Fuller, Türkiye ile Amerikan çıkarlarının birbiriyle uyuşmadığını, Türkiye'nin Amerikan planlarına dahil olmasının idam fermanını imzalaması anlamına geleceğini söyledi.
'BOP, Türkiye'nin idam fermanı'
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Fuller, Türkiye'nin kendi Kürt sorunun rehini haline geldiÄŸini ve bölgesel bir güç olmak için Kürt sorununu çözmesi gerektiÄŸini de vurguladı. İşte BBC Türkçe'de yer alan röportaj:
ABD ile Türkiye'nin OrtadoÄŸu siyasetlerindeki farklılığı nedir? GRAHAM FULLER: Üzülerek söylüyorum ki, Bush yönetimi altında geçen son sekiz yıldan bu yana, Amerika BirleÅŸik Devletleri ile Türkiye, OrtadoÄŸu'da ortak çıkarlara sahip deÄŸil. Dolayısıyla, İki ülkenin ortak bir amacı paylaÅŸtıkları fikrine katılmıyorum.
Bence, Amerika, oldukça etkisiz olduÄŸu ortaya çıkan, teröre karşı küresel savaÅŸ stratejisi üzerinden, bölgedeki birçok ülkeye karşı kavgacı ve olumsuz bir siyaset izlemeye devam ederse, Türkiye, ABD'yi bölgedeki iliÅŸkileri açısından iyi bir ortak olarak görmeyebilir.
Bu durumda da, Türkiye, kendi çıkarlarına daha uygun, rasyonel ve bağımsız bir siyaset izlemek durumunda kalacaktır. Bu da Amerikan çıkarlarının dışında bir çizgi izlemek anlamına gelir.
Burada özel olarak, Rusya, İran ve Suriye ile iyi iliÅŸkiler geliÅŸtirmekten, Filistin siyasetinin Hamas da dahil olmak üzere unsurlarıyla iliÅŸkiler kurmaktan söz ediyoruz. Ayrıca, ben Türkiye'nin komÅŸularıyla iyi iliÅŸkiler kurmasının faydalarını, Washington yönetimi bunu anlamamış olsa da, hem Türkiye hem de Amerika açısından ÅŸimdiden görmeye baÅŸladığımızı düÅŸünüyorum.
BBC: GeçtiÄŸimiz aylarda Türkiye'nin Suriye ile İsrail arasında arabuluculuk giriÅŸimlerini takip etmiÅŸtik ancak, sürecin devamına iliÅŸkin ÅŸimdilerde çok ÅŸey duymuyoruz. Ayrıca, BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın İran'la ABD arasında arabuluculuk yapma önerisine de Amerika'dan sıcak bir yaklaşım izlemedik. Sizce Türkiye'nin bölgede ciddi bir arabuluculuk rolü üstlenmek için yeterince nüfuzu var mı? GRAHAM FULLER: Tabii ki Türkiye'nin, bölge ülkeleri üzerinde ve bölge diplomasisinde, Amerika, Rusya ya da Avrupa ülkelerinin sahip olduÄŸu türden bir nüfuzu yok. Ancak Türkiye bir bölge ülkesi ve arabuluculuk yapmak istediÄŸi ülkeler de komÅŸusu olan ülkeler. Dolayısıyla bunun bir önemi var.
İkinci nokta ise, bölgedeki düÅŸünceleri etkilemedeki rolü... Türkiye birbirleriyle diyalog kurmayan ülkeleri diyaloga çağırıyor. Bu çaÄŸrı bile bazı kapıları açıyor ve bence eninde sonunda ülkeler, bu çaÄŸrıya ilgi duymaya baÅŸlayacaklar. Diyalogun, daha ileriki aÅŸamalarında da arabuluculuk rolü daha büyük güçlerin eline geçebilir.
BBC: Daha önceki açıklamalarınızda da Türkiye'nin kimseyle düÅŸman olmama siyaseti izlediÄŸini vurguluyordunuz. Peki, sizce, birbirine düÅŸman olan ülkelerin hepsiyle dost bir iliÅŸki yürütme siyaseti, sürdürülebilir bir siyaset mi? ÖrneÄŸin, Amerika ile İran arasındaki iliÅŸkiler daha üst bir düzeyde gerginleÅŸirse, Türkiye konumunu nasıl sürdürecek, bir taraf tutmak zorunda kalmayacak mı? GRAHAM FULLER: Ben bu siyasetin sürdürülebilir olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Bence Amerika BirleÅŸik Devletleri'nin kendisi de buna benzer bir siyaseti, kendisi için uygulayabilir. Amerika, izlediÄŸi siyasetle kendisine düÅŸman yaratıyor. Türkiye de bu tuzaÄŸa düÅŸtü daha önce.
Ama önümüzdeki dönemde Amerika ile Türkiye'nin İran'a yönelik siyasetinde deÄŸiÅŸiklikler olursa, bırakalım, öyle olsun. Sanırım Türkiye kendisi için doÄŸru olanı yapmak zorunda kalacak ve bu da İran'la yakın iliÅŸkiler kurmaktan geçiyor.
'Büyük OrtadoÄŸu Projesi felakete dönüÅŸtü' BBC: Amerika ile Türkiye'nin yollarının ayrı olduÄŸunu söylüyorsunuz ancak birkaç yıl öncesine kadar Amerika BirleÅŸik Devletleri'nin Büyük OrtadoÄŸu Projesi kapsamında Türkiye'ye önemli bir rol biçildiÄŸinden bahsedilirdi? Ne deÄŸiÅŸti bu dönemde? GRAHAM FULLER: O, Amerika'nın Büyük OrtadoÄŸu Projesiydi ve bence bu proje, bir felakete dönüÅŸtü. Çünkü bölgede yalnızca daha büyük bir istikrarsızlık ve özel olarak Amerika'ya karşı daha büyük bir tepkiye yol açtı. Dolayısıyla ben Türkiye'nin bölgede, bir Amerikan planı dahilinde rol üstlenmesi gerektiÄŸi görüÅŸüne katılmıyorum.
Samimiyetle söylemem gerekirse, bence OrtadoÄŸu'da Amerikan planına dahil olmak, Türkiye'nin ya da bölgedeki baÅŸka ülkelerin çıkarları açısından idam fermanını imzalaması anlamına gelir.
BBC: Peki, Ocak ayında iktidarı devralacak olan Obama iktidarının OrtadoÄŸu siyasetinin Türkiye ile Amerika iliÅŸkilerine nasıl bir etkisi olmasını bekliyorsunuz? GRAHAM FULLER: Ben Obama yönetimi altında, Amerika'nın OrtadoÄŸu'daki siyaseti açısından önemli deÄŸiÅŸiklere ÅŸahit olacağımız konusunda umutluyum. Bence Türkiye için, kendisini, İran, Suriye, Rusya ve Filistin konularında çok zorlamayacağını tahmin ettiÄŸim bir Obama yönetimiyle iyi iliÅŸkiler geliÅŸtirmek daha kolay olacak. Ancak, o gün gelene kadar Türkiye'nin kendi çıkarlarını merkeze alarak bağımsız ve barışçıl bir siyaset izlemesinin kendisi açısından daha doÄŸru olacağını düÅŸünüyorum.
BBC: Türkiye geçtiÄŸimiz yıllarda önemli siyasi çalkantılara da sahne oldu. Bu konuda Bush yönetiminin, mesafeli bir tavır izlediÄŸini gördük. Peki, sizce Obama yönetimin nasıl yaklaÅŸması beklenebilir Türkiye'nin iç siyasi dengelerine? GRAHAM FULLER: Obama yönetiminin, Bush yönetimiyle kıyaslandığında, Türkiye'de demokratik kurumların önemine daha çok vurgu yapacağını düÅŸünüyorum. Çünkü Bush yönetimi, ilkesel düzeyde bir siyaset izlemedi ve genel olarak Türkiye'de Amerika'nın bölge siyasetine destek sunan kesimleri desteklemeyi doÄŸru buldu. Ancak, en genel düzeyde Amerikalılar Türkiye'nin iç siyasetine fazla müdahil olmamayı doÄŸru buluyorlar.
'Türkiye kendi Kürt sorununun rehini' BBC: Siz aynı zamanda, Türkiye'nin dış politikasını Kürt meselesi üzerinden gördüÄŸünü söylüyorsunuz. Peki, Kürt sorununu çözmeden Türkiye bir bölgesel güç olabilir mi? GRAHAM FULLER: Hayır. Bu kesinlikle mümkün deÄŸil. Türkiye Kürt sorunu tarafından rehin alınmış durumda. Mutsuz bir Diyarbakır, Türkiye'yi bölgede güçsüz bir hale getirir ve Kürt sorununu manipüle etmek isteyen düÅŸmanlarının yönelimlerine karşı daha savunmasız kılar. Bu Türkiye'nin Irak, İran ve Suriye ile iliÅŸkilerinde elini baÄŸlayan bir unsur olur.
Türkiye bu sorunu çözmeden, bu ülkelerle güven içinde bir iliÅŸki kuramaz. Ancak, mutlu bir Diyarbakır, Türkiye'nin dış siyasetinde kullanabileceÄŸi çok önemli bir araç olacaktır. Türkiye, kendi Kürt sorununu çözebilirse, bölgede daha güçlü olabilecek ve o zaman İran, Irak ve Suriye'nin kendi Kürt nüfuslarından korkması gerekecek. Çünkü o zaman Türkiye Kürt meselesi konusunda söz hakkını eline geçirecektir.
BBC: Peki bunun kısa vadede gerçekleÅŸmesini olası buluyor musunuz? GRAHAM FULLER: Tabi bu tür meseleler bir gecede halledilmez. Ancak, Türkiye doÄŸru yönde ilerlemeye baÅŸladı. Åžimdi artık Iraklı Kürtlerle diyalog kurmaları gerektiÄŸini anlıyorlar. Türkiye sorunu anladığını göstermeye baÅŸladı. EÄŸer Türkiye Iraklı Kürtlerle diyalogunu artırabilirse PKK sorununu çözebilir. Türk ordusu dahi, PKK üzerinde askeri baskının yanı sıra siyasi baskı yaratmanın önemini anlamış gibi görünüyor.
BBC: Ancak, ÅŸiddetin son aylarda daha da arttığını, kentlere de ÅŸiddet olaylarının yansıdığını görüyoruz. Siz, tüm bunlara raÄŸmen, sorunun çözüme doÄŸru gittiÄŸini gözlemleyebiliyor musunuz? GRAHAM FULLER: Buna katılıyorum ve gerçekten rahatsız edici olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Bu bir yandan, Kürt siyasetinin bazı unsurlarının çaresizliÄŸine ya da sabırsızlığına iÅŸaret edebilir, diÄŸer yandan da Türkiye'deki bazı muhafazakar unsurların sorunun çözümünü istememelerinin sonucu olabilir.
Ancak, bence dış siyasette yalnızca Irak ve İran'la siyasetin, müzakerelerin sonucunda düzelebilir. İç siyasette ise, Kürtlerin kültürel hakları gibi konularda ilerleme saÄŸlanması, Türkiye'nin sorunu çözme kabiliyetini artıracaktır.
ekolay.net
25-11-2008 Harfleri Büyük Küçük göründüÄŸü gibi giriniz! |
|